Gözden kaçırmayın

Ermenistan'dan Yatırımcılar İçin Yol Haritası: 2026'da Hızlı Oturum İzni GeliyorErmenistan'dan Yatırımcılar İçin Yol Haritası: 2026'da Hızlı Oturum İzni Geliyor

Dereköy: Saklı Bir Tarihin İzinde


Gökçeada'nın kuzeyindeki Dereköy, adanın en büyük ve en eski yerleşimlerinden biri olarak bilinmesine rağmen, bugün sessizliğe bürünmüş bir tarih hazinesi olarak ziyaretçilerini bekliyor. Eskiden 'Shinudi' adıyla anılan ve Balkanların en büyük köyü ünvanına sahip olan bu yer, terk edilmiş taş evleri ve hüzünlü hikayesiyle adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor.


Bir Köyün Sessiz Çığlığı: Tarihten Bugüne Dereköy


Dereköy'ün hikayesi 20. yüzyılın siyasi dalgalarıyla şekillendi. Nüfusunun neredeyse tamamı Rumlardan oluşan köy, zamanla yaşanan önemli değişimlerle karşı karşıya kaldı. 1964 yılında ana dilde eğitimin yasaklanması, tarım arazilerinin kamulaştırılması ve hayvancılık üzerindeki kısıtlamalar, köy halkının yaşamını derinden etkiledi.


Köyde inşa edilen açık cezaevi ise dönüm noktası oldu. Bu gelişme, adaya 'ağır bir darbe' olarak yansıdı ve Dereköy'ün yavaş yavaş boşalmasındaki en önemli etkenlerden biri haline geldi.


Zamanın Dondurduğu Bir Manzara: Dereköy'ün Bugünkü Hali


Günümüzde Dereköy, SİT alanı statüsüyle koruma altında. Bu durum, köyde yeni yapılaşmaya izin vermiyor ve tarihi dokunun olduğu gibi kalmasını sağlıyor. Terk edilmiş taş evler, asırlık çınar ağaçları, bir kilise, çamaşırhane ve zeytinyağı imalathanesi, ziyaretçilere geçmişin izlerini sunuyor.


Köydeki çamaşırhane hala faal durumda. Suyu akmaya devam eden bu yapı, köyde kalan az sayıdaki aile tarafından kullanılıyor. Bu detay, köydeki yaşamın tamamen sona ermediğinin de bir kanıtı.


Yeniden Doğuş Umudu: Dereköy'ün Geleceği


Son yıllarda Dereköy'de umut verici gelişmeler yaşanıyor. Nikos gibi köye dönen Dereköylüler, düzenledikleri kültürel etkinliklerle köyün canlanmasına katkıda bulunuyor. Adaya geri dönen genç aileler ve açılan okullar, bu tarihî mekânın geleceğine dair yeni bir sayfa açıyor.


Dereköy, zeytin ağaçları ve taş evleri arasında hem hüzünlü bir geçmişin hem de yeniden doğuşun sembolü. Zamanın durduğu bu köy, geçmişi yaşatma ve onu geleceğe taşıma arasındaki ince çizgide varlığını sürdürüyor.