Sualtı Arkeologları Tarihin Kayıp Kapılarını Açıyor
Akdeniz'in derinliklerinde ve çevresindeki kumsallarda yatan, bir zamanların görkemli antik liman kentleri, modern arkeolojinin sayesinde yeniden gün ışığına çıkıyor. Bu kayıp şehirler, unutulmuş ticaret yollarını, büyük uygarlıkları ve doğanın gücünün tarihi nasıl şekillendirdiğine dair büyüleyici hikayeler anlatıyor.
Thonis- Heracleion: Nil'in Batık Başkenti
Mısır'ın ana giriş kapısı olan Thonis
Canopus: İskenderiye'den Eski Bir Rakip
Thonis
Phylakopi: Ege'nin Obsidiyen İncisi
Milos adasındaki Phylakopi, Bronz Çağı'nın önemli bir obsidiyen ticareti merkeziydi. MÖ 3300 ile MÖ 1100 yılları arasında varlığını sürdüren kentte, anıtsal savunma duvarları ve Linear A yazılı tabletler keşfedildi. Miken ve Minos uygarlıklarının kesişme noktası olan bu kent, zamanla unutuldu.
Leptis Magna: Roma'nın Afrika'daki Görkemli Limanı
Roma İmparatorluğu'nun en önemli Afrika limanlarından Leptis Magna, İmparator Septimius Severus döneminde altın çağını yaşadı. Geniş liman tesisleri ve görkemli yapılarıyla dikkat çeken kent, 7. yüzyıldaki Arap fetihleri sonrası terk edildi ve kumların altında kayboldu.
Myos Hormos: Kızıldeniz'in Unutulan Ticaret Üssü
Hindistan ve Doğu Afrika ile ticaretin merkezi olan Myos Hormos, Ptolemaik dönemin önemli bir limanıydı. 'Fare Limanı' olarak da bilinen kent, Roma döneminde önemini yitirdi ve günümüzde modern Quseir kenti yakınlarında keşfedildi.
Doğa ve Tarih Arasındaki Mücadele
Bu antik liman kentleri, depremler, yükselen deniz seviyeleri ve büyük tarihsel değişimler gibi çeşitli nedenlerle kaybolmuştur. Ancak her biri, arkeolojik keşifler sayesinde, geçmiş uygarlıkların zenginliği ve doğanın gücü hakkında sessiz ama güçlü bir şekilde konuşmaya devam ediyor.






Yorumlar
Yorum Yap