Gözden kaçırmayın

İstanbul'un Kalbinde Bir Sığınak: Cihangir'in Gizli Avlularında Çay ve Sanat Molasıİstanbul'un Kalbinde Bir Sığınak: Cihangir'in Gizli Avlularında Çay ve Sanat Molası

Lizbon'un Parıltılı Yüzü: Azulejo Sanatının İzinde Tarihe Yolculuk


Lizbon'u sokak sokak süsleyen renkli çiniler, azulejolar, şehrin en sessiz ve en etkileyici tarih anlatıcılarıdır. Bu rehber, Portekiz'in en karakteristik kültürel miraslarından biri olan azulejo sanatının izini süren, her biri birbirine bağlı duraklardan oluşan bir yürüyüş rotası sunuyor.


Bir Sanatın Doğuşu: Arap Dünyasından Lizbon'a


Azulejo ismi, Arapça 'al zulayc' yani 'parlak veya cilalı taş' kelimesinden türemiştir. Bu sanat, Mağribiler aracılığıyla İber Yarımadası'na ulaşmıştır. Portekiz Kralı I. Manuel'in 1503 yılında Sevilla'yı ziyaretinin ardından bu sanatı ülkesine getirmesiyle birlikte, azulejo Portekiz kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.


Sadece Süs Değil, Bir İhtiyaç


Azulejolar sadece dekoratif amaçla değil, aynı zamanda pratik bir mimari işleve de sahipti. Akdeniz ikliminde binaların serin kalmasına yardımcı oluyorlardı. Portekizlilerin 'horror vacui' olarak bilinen boş alan korkusu, neredeyse tüm duvarların bu çinilerle kaplanması geleneğini doğurdu.


Altın Çağ ve Gizli Avlular


Azulejo sanatı 18. yüzyılda 'Ustaların Devri' olarak bilinen altın çağını yaşadı. Özellikle Alfama gibi tarihi mahallelerde, dar sokakların arasında kalmış avlular ve binalar, mavi

  • beyaz ağırlıklı rengarenk kaplamalarla süslendi. Bu çinilerde tarihi sahneler, dini betimlemeler ve günlük yaşamdan kesitler resmedildi.


Modern Çağda Bir Geleneğin Dirilişi


20. yüzyılda modernleşmeyle birlikte bir süre gözden düşen azulejo sanatı, 1950'lerde Lizbon metrosunun inşasıyla yeniden canlandı. 1998 EXPO fuarı da bu dirilişe katkıda bulundu. Bugün Lizbon, dünyanın en büyük Portekiz çini koleksiyonuna ev sahipliği yapan Museu Nacional do Azulejo'ya sahiptir.