Gözden kaçırmayın

Wednesday Dizisi Romanya'nın Tarihi Manastırına Mı Taşınıyor?Wednesday Dizisi Romanya'nın Tarihi Manastırına Mı Taşınıyor?

Paranın Değer Kaybettiği Ülke: Lübnan'da Turizm Paradoksu


Lübnan'da yaşanan derin ekonomik kriz, ülkeyi dolar veya euro gibi güçlü para birimlerine sahip gezginler için beklenmedik bir cazibe merkezi haline getirdi. Lübnan Lirası'nın değerinin %98'den fazlasını kaybetmesi, lüks restoranlardan otellere kadar pek çok deneyimi normal fiyatların çok altına indirdi. Ancak bu ucuzluğun arka planında ciddi altyapı sorunları ve siyasi istikrarsızlık riski yatıyor.


Döviz Kuru Çöküşü ve Turistin Kazanımı


Lübnan Lirası son yıllarda tarihi bir değer kaybı yaşadı. Şubat 2024'te merkez bankası, uzun süredir karaborsada seyreden 89.500 LBP/USD kurunu resmi kur olarak kabul etti. Bu durum, dolar ile ödeme yapan turistlerin alım gücünü olağanüstü derecede artırdı.


Hiperenflasyonun Gölgesindeki Ekonomi


Ülke ekonomisi derin bir küçülme içinde. 2023 yılında %221,3 olarak gerçekleşen enflasyon, 2024'te %45,2'ye düşmüş olsa da halk için yaşam koşulları çok zor. GSYİH'nın %7,5 küçüldüğü ve devlet borcunun GSYİH'ya oranının %164,1'e ulaştığı belirtiliyor.


Bankacılık sistemi fiilen çökmüş durumda. Vatandaşlar tasarruflarına erişemezken, bu durum dolar getiren turistler için bir fırsatlar yaratıyor.


Krizin Ortasında Lüks ve Ucuzluk


Ekonomik kriz, dolar bazlı turistler için Lübnan'ı özellikle ucuz bir destinasyon yaptı. Beyrut'ta lüks restoranlar, oteller ve alışveriş imkanları, karaborsa kuru üzerinden dolar bozduran gezginler için normalden çok daha uygun fiyatlara deneyimlenebiliyor.


Ucuzluğun Arkasındaki Riskler


Bu cazip fırsatların yanında önemli riskler de bulunuyor. Yaygın elektrik kesintileri gibi altyapı sorunları ve siyasi istikrarsızlık, seyahat planlarını olumsuz etkileyebilir. Krizin temelinde yolsuzluk, kötü yönetim ve mezhepsel siyasi sistemin yol açtığı yapısal sorunlar yatıyor.


Lübnan, dünyanın en riskli ekonomilerinden biri olarak kabul ediliyor. Gezginler bu olağanüstü ekonomik koşullardan faydalanırken, güvenlik ve temel hizmetler konusunda temkinli olmalı.