Gözden kaçırmayın

Karadeniz'in Saklı Cenneti: Gürcistan Sınırındaki Şavşat'ın Keşfedilmemiş GüzellikleriKaradeniz'in Saklı Cenneti: Gürcistan Sınırındaki Şavşat'ın Keşfedilmemiş Güzellikleri

Eskişehir'in Simgesi Çiböreğin Tarih Yolculuğu


Çibörek, Eskişehir mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biridir. Bu özgün tat, şehrin kültürel mozaiğine derinlemesine işlemiş tarihi bir hikayeyi barındırır.


Bir Göç Hikayesinin Lezzete Dönüşümü


Çiböreğin Eskişehir serüveni, 19. yüzyılın ortalarına kadar uzanır. 1856 Kırım Savaşı'nın ardından Osmanlı topraklarına sığınan Kırım Tatarları, bu geleneksel lezzeti de beraberlerinde getirmiştir. Eskişehir'de yaklaşık 10 Tatar köyünün bulunması, bu kültürün şehirde kök salmasında kritik bir rol oynamıştır.


Coğrafi İşaretli Bir Lezzetin Sırrı


2012 yılında Eskişehir'e özgü bir ürün olarak coğrafi işaret alan çibörek, katı bir tarifle yapılır. Hamurunda %70 böreklik un ve %30 ekmeklik un karışımı kullanılması esastır. İç harcı ise yalnızca dana kıyması, soğan, tuz ve karabiberden oluşur, sadeliğiyle öne çıkar.


Geleneksel Pişirme Tekniği: Sorpa


Çibörek, "Sorpa" adı verilen özel bir teknikle kızgın yağda pişirilir. Bu yöntem, böreğin karakteristik özelliği olan şişkin ve altın rengi kabarık formunu almasını sağlar. Geleneksel olarak düğün ve bayram gibi önemli günlerde, özellikle de düğünlerin kapanış yemeği olarak ikram edilir.


Kültürel Mirasın İfadesi


Kırım Tatar kültüründe çibörek, "Çibörek aşa çok yaşa" sözüyle oldukça değerli bir yere sahiptir. Bu ifade, lezzetin yalnızca bir yemek olmanın ötesinde, bir yaşam kültürü ve iyi temennilerin simgesi olduğunu gösterir. Eskişehir'de bu lezzeti tatmak için şehrin merkezindeki tarihi lokantalar ve esnaf lokantaları ideal mekanlardır.