Gözden kaçırmayın
Şanlıurfa mı, Mardin mi? İki Kadim Kentin Kültür ve Turizm KarnesiKeşfedilmeyi Bekleyen Antik Miras
Akdeniz'in derinliklerinde ve ıssız kıyılarında, tarih meraklılarını bekleyen az bilinen antik yerleşimler bulunuyor. Bu kentler, hem doğal güzellikleri hem de arkeolojik zenginlikleriyle dikkat çekiyor.
Kekova: Batık Şehrin Sırları
Likya bölgesinde yer alan Kekova, sular altında kalmış antik kalıntılarıyla ünlüdür. Antik depremler sonucu oluşan bu batık kentte, su altından görülebilen lahitler ve ev temelleri bulunmaktadır.
Isola delle Femmine: Sicilya'nın Sualtı Hazinesi
Palermo yakınlarında bulunan bu küçük ada, sualtı arkeolojisi çalışmalarıyla öne çıkıyor. Hem karada hem de su altında arkeolojik kalıntılar barındıran bölge, antik denizcilik tarihine ışık tutmaktadır.
Knidos: İki Limanlı Antik Kent
Datça Yarımadası'nın ucundaki Knidos, antik dönemin önemli bir ticaret ve tıp merkeziydi. İki limanı olan bu Karya kenti, gün batımı manzarasıyla da ünlüdür.
Patara: Likya Birliği'nin Başkenti
Likya Birliği'ne başkentlik yapan Patara, aynı zamanda Noel Baba'nın doğum yeridir. Geniş kum plajı ve deniz kaplumbağalarının üreme alanı olmasıyla dikkat çeken kent, tarihi önemiyle öne çıkmaktadır.
Olympos: Yanartaş'ın Alevli Mirası
Likya Yolu üzerinde yer alan Olympos, nehir kenarına yayılmış kalıntıları ve Yanartaş'taki doğal gaz alevleriyle ünlüdür. Orman içinde gizlenmiş kalıntılar, halen aktif kazı çalışmalarına ev sahipliği yapmaktadır.
Bu antik yerleşimler, Akdeniz'in zengin tarihi mirasını yansıtıyor. Her biri farklı dönemlere ait izler taşıyan bu kentler, arkeoloji meraklıları için keşfedilmeyi bekleyen hazineler niteliğindedir.




Yorumlar
Yorum Yap